19 Eylul 2019 Perşembe

Ak Parti'de Kongre Süreci Başlıyor Turgut Özal Üniversitesi Ufkunu Genişletiyor Başkan Gürkan, Doğanyol ilçesinde incelemelerde bulundu ''Yeşilyurt’umuz Günden Güne Büyüyor, Gelişiyor'' ''11 Milyon Fidan Dikim Etkinliği'' Düzenlenecek Tiyatro Emek Ödülü Konakçı’ya Verildi Muhtar Dernek Başkanlarından Vali Baruş’a Ziyaret Ahi Heyeti Vali Baruş’u Ziyaret Etti Şehit ve Gazi Derneklerinden Vali Baruş’a Ziyaret Gürkan: Malatya Türkiye’ye Rol Model Olacak

Prof. Dr. MUSTAFA TALAS
Sosyolog - Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi

 

Malatya Turizmi, Kongre Turizmi Ve İksad Kongreleri

18.6.2019  

Yıllardan beri kurulu olan üniversiteleri ve belediyelerinin çaba ve çalışmalarıyla birçok defa kongre ve konferanslar düzenlenmiş bir il olan Malatya’da, bunun dışarıdan gelecek ve Malatya’yı henüz görememiş insanları çekmek amaçlı kongre turizmi ile bağlantılı örneklerinin çok başarılı olduğunu söyleyemeyiz. Aslında, çok güzel çabalar olmuş ancak bu çabalar Malatya’nın potansiyeline katkı sağlayıcı nitelikte olamamıştır.

            Acaba bunun nedeni ne olabilir? Buna biraz kafa yormak istedim. Doğası, gastronomik avantajları, tarihi eserleri ve insan yapısıyla her türlü övgüyü hak eden bir memeleket olan Malatya’nın bu konularda gerilerde kalmasının, yeterince tanıtılamamış olmasının çeşitli etkenlere bağlı içsel nedenleri olduğu söylenebilir. İçsel nedenlerden kasıt Malatyalılardır.

Malatyalılar, çok özel avantajlara sahip memleketlerini yeterince tanıtmakta ve dışarıya pazarlamakta yetersiz kalmaktadırlar. Bu açık ve net.

Turizmin her türlüsü açısından tanıtım ve satış sıkıntısı çekildiği rakamlarla ortada durmaktadır. Bu hususları başlık, başlık ele alacak olursak, şunları söyleyebiliriz:

Doğal güzellik ile bağlantılı varlıklar ve tanıtımı:

Malatya, bu hususta çok güzel varlıklara sahiptir. Turgut Özal Tabiat Parkı, Günpınar Şelalesi ve Tabiat Parkı, Somuncu Baba ve Tohma Kanyonu, Sultansuyu Yarış Atları Yetiştirme Çiftliği, Levent Vadisi, Arapgir Su Gözü, Karakaya Baraj Gölü’nde Yazıhan, Battalgazi, Kale ve Doğanyol’daki koylar, Yeşilyurt ve Gündüzbey Bağları ve Lezzet Vadisi, Hekimhan Girmana Kanyonu, Doğanşehir Sakaltutan, Sürgü Takaz, Nemrut Dağı Milli Parkı’nın Malatya tarafları, Yeşilyurt Börücek Yaylası, Hekimhan Yamadağı gibi yerler ilk fırsatta akla gelen alanlardır.

 Hatırlayamadığımız başka güzel alanlarla birlikte Yaratan’ın Malatya’ya cömert davrandığı kolaylıkla söylenebilir. Ancak bu güzelliklerin paylaşımı konusunun da bir o kadar yetersiz olduğu da ayrı bir gerçekliktir. İnsanlara buralar gezdirilmez ise, bilinmesi mümkün olmaz. Gezdirilmesi için, bilmeyenlere buraların öğretilmesi şarttır. Bu da tanıtım ve reklam ile olur. Avrupa’nın İtalya, İspanya ve Fransa gibi turizm ustası ülkelerinin yaptıkları ve kazandıklarına baktığımızda bunu daha iyi anlayabiliyoruz.

Tarihi Eserler:

İçinde barındırdığı camiler, kümbetler, kale surları kalıntıları, kervansaray, medereseler vs ile old city ya da old town tabirine uygun Eski Malatya, Aslantepe, Arapgir camileri ve köprüleri, Darende Kalesi, köprü ve camileri, Aslantaşlar, Hekimhan’a adını veren Taşhan ve Köprülü Mehmet Paşa Camii, Merkezdeki tek Osmanlı yapısı olan Yeni Cami, Venk Kilise harabeleri, Eski Ermeni Mahallesi’ndeki Taşharon Kilisesi vs.

Tarihi eserler de pek çoğu unutulmuş ve kaybolmuş olanlardan arta kalanının tanıtım ile ayakta bırakılacağı güzellikler olarak karşımızda durmaktadırlar.

Görüldüğü kadarıyla Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Selahattin Gürkan’dan başkasının pek de umurunda olmayan bu eserler, aslında, şehrimizin de geleceğinin güvencesi olan tarihsel miraslarıdır. Tanıtımı ile kıymetleri kat kat artacak örneklerdir.

Gastromomi:

Beslenme Kültürü Malatya’nın en güçlü yanlarından birini oluşturmaktadır. Kağıt kebabı, tandır ve kaburga dolması gibi fırın yemekleri, kavurmalar, geleli kebabı, ayranlı yaprak sarması, analı kızlısı, Polat içli köftesi, et ve bulgur türevli diğer yemekleri, acılı yandım çavuş ayranı, geleneksel Malatya peyniri, tandır ekmeği, yağlı ekmeği, pidesi, Yeşilyurt Köy kahvaltısı, kayısı ürünleri, ceviz ve dut ürünleri, şekerlemeler, geleneksel yassı ve tel kadayıfı gibi zengin gastronomik örneklerle çok zengindir.

Tanıtım eksikliğinden olacak ki, gastronomi dünyasında hak ettiği yerlerde olmayan bir Malatya ile baş başayız. Belki Yeşilyurt Belediye Başkanı Sayın Mehmet Çınar’ın Lezzet Vadisi Projesi bu alanda farklı bir soluk getireblecektir. Ancak şu an için tanıtım ve reklam konusu çok zayıf ve yetersizdir.

Yeşil Alanlar ve Mesire Yerleri:

Türkiye’de iki şehrin önünde Yeşil ibaresi olmuştur. Biri Bursa, diğeri de Malatya’dır. Bu ismine uygun bir coğrafik ayrıcalığa sahip olan Malatya, orman açısından çok zengin olmasa da, kayısı varlığının da etkisiyle ve sulak alanlarının veridği katkıyla yeşil alan ve mesire yerleri zenginliği olan memleketlerdendir.

Tabii ki bu husus da tanıtım yetersizliğinden dolayı pek fazla bilinirliğe sahip olunmayan şeylerdendir. Yeşil alanların korunması ve arttırılması ile ilgili güzel çabalar olsa da, Yeşil Malatya kimliğine halel gelecek kentsel genişlemeler mesire alanlarını da tehdit eder seviyededir denilebilir.

Kongre ve toplantı turizmi:

Bu kalemdeki turistik faaliyetler bilimsel toplantılar, sivil inisiyatif grubu toplantıları, festivaller, fuarlar ve çeşitli tanıtım amaçlı toplantılar şeklinde sıralanabilir.

Bu faaliyetlerden festival ve fuarlar açısından elli yıllık bir geleneği olan bir memleket iken, Malatya, çeşitli nedenlerle bu geleneğini sonlandırmış memleketlerden oluverdi. Adana’nın portakal çiçeği festivalinin bir kaç yılda Adana’ya kattıklarına bir bakılsa kayısının çiçeğinden hasatına kadar çeşitli festivallerinin esas adresinin Malatya olması gerektiği anlaşılır.

Bilimsel toplantılar açısından sahip olduğu iki üniversite ve belediyelerinin çeşitli faaliyetleri önemli olarak sunulabilir. Ancak yeterli midir? Şüphesiz ki hayır.

Bilimsel etkinlik anlamında bir yıldan az bir sürede arkadaşlarım Mustafa Latif Emek ve Sefa Salih Bildirici’nin yürütücülüğünü yaptığı İKSAD’ın üç ayrı etkinliğinin başkanlığını yaptım. Birinci ve ikincisinde Battalgazi Belediyesi (O zaman Başkan Sayın Selahattin Gürkan), üçüncüsünde de Yeşilyurt Belediyesi kongrelerde çözüm ortağı oldu. Bu kongrelerin birincisine çoğunluğu yurt içinde ve biraz da yurt dışında başka yerlerden Malatya’ya çok insan geldi. Bunların pek çoğu da ilk defa gelenlerden oluşuyordu. Birinci kongrede üç yüz elliden fazla katılımcı birey vardı, ikincisinde iki yüz elli ve üçüncüsünde yüz elli birey katılmıştı. Bu kadarlık kısa süre zarfında Malatya’yı ilk defa gören yabancı konuklara Darende, Levent Vadisi dış gezisi, Malatya şehir gezisi yaptırıldı. Kendi başına gezen Malatya dışında gelmiş olan insanların tamanından gelen ortak ses şu oldu:

“Memleketiniz çok güzel, hiç böyle beklemiyorduk, gerçekten görülmeye ve gezilmeye değer bir memleket.”

Bu ifadeler bir taraftan insanı gururlandırırken, aslında öbür taraftan buruk bir hüznün içimizi kaplamasına neden olmaktaydı. Çok az sayıda gören insanın olduğu bir memleketin dışarıdaki imajını anlatan bu mesele basit bir mesele değildir. Ne kadar daha fazla sayıda insanı buralara taşırsanız, o kadar çok tanıtım yapmış olursunuz ve memleketinizde yaptığınız sokak sağlıklaştırması ve tarihi eser restorasyonu daha fazla işe yarayacak ve anlam kazanacaktır.

Peş peşe kongre düzenleyen arkadaşlarımıza içtenlikle teşekkür borçlu olduğumuzu söylemek yerinde olacaktır. Milyonlar harcanan tanıtım faaliyetlerinden daha etkili olan dokunuşa imza atmış olmalarıondan dolayı İKSAD Başkanı Sayın Mustafa Latif Emek ve İKSAD Başdanışmanı Sayın Sefa Salih Bildirici’ye özel olarak teşekkür etmek isterim. Çünkü sonuçta bu başarı bir artı değer niteliğindedir. Yabancı misafirlerimize yemekler, hediyeler ve sıcak ilgi, konukseverlik örneği gösteren Belediye Başkanlarımıza da katılımcılar ve bilim adamları adına teşekkür etmeyi bir borç bilirim. Bu hususlarda Sayın Selahattin Gürkan ve Sayın Mehmet Çınar’ın bilime verdiği özel değer herkes tarafından net olarak görülmüştür. Dışarıdan gelen konuklarımızın hepsinin ortak sözüne göre, belediye başkanlarının hem programa katılması, hem katkı vermesi ve hem de misafirlerle tek tek ilgilenmesi, Malatya adına fark yaratan bir hususiyet niteliğindeydi. Üstelik bu insanlar sıradan insanlar da değildi. Bulunduğu yerlerde ağırlığı olan insanlar konumundaydı.

Malatya’dan başkanlarımıza doğru asimetrik bir biçimde bizim kongrelerimizin ve bizlerin saygınlığına halel getirecek çeşitli dezenformasyon faaliyetlerinin yürütüldüğünü üzülerek öğrenmiş bulunuyorum. Başkanlarımızın gönüllerinin rahat olması gerektiğini ve faaliyetlerimizin ilimizin tanıtımına katkısının üst düzeyde olduğunu söylemeliyim. Kendilerinin verdiği hediyelerin Gürcistan, Kazakistan, Ruanda, Afganistan, Azerbaycan ve Türkmenistan’a kadar ulaştığını; yurt içinde de Sakarya, Kayseri, Sivas, Mersin, Adana, Gaziantep, Bursa, Erzurum, Erzincan, Konya, Niğde, Afyon, Denizli vs. gibi dört bir tarafa yayıldığını bilsinler. Ayrıca hem toplantılara hem de yemek organizasyonlarına başkanların bizzat ilgi göstermesi övgü dolu ifadelerle geri bildirim şeklinde bize ulaşmıştır.

Bütün bunlardan ayrıca, kongre organizasyonunu üstlenmiş olan İKSAD, Malatyalı üretici kadınlardan kayısı alıp onu paketlettirip karşılığında aile bütçelerine katkı temin etmeleri sağlanmıştır. Yekünü 41 000 TL tutan bu proje tamamen Malatya’yı, kayısısını ve kadın girişimcileri destekleyen nitelikte olmuştur. Bu güzel örnek davranış için de ayrıca teşekkür etmek gerektiğini düşünüyorum. Bu proje ile dünyanın her yerinden gelenlere ve kongre için yine dünyanın her yerine götürülerek kongre katılımcılarına verilecek hediye paketi içinde Malatya kayısısı paketi de yerini almış olacaktır. Şimdiye kadar bu kadar anlamlı bir kayısıya destek acaba kim ya da kimler tarafından yapılmıştır? Bunun cevaplanması oldukça kolaydır. Pek fazla örneği görülmemiştir. Her kuruluş Malatya kayısısına sadece bu kadar katkı yapsa kayısı daha iyi yerlerde olacaktır

Sadece bir yemek organizasyonu, hediyeler ve çok az sayıdaki kişinin konaklama maliyetiyle bu kadar yüksek katılımlı ve insana bu kadar anlamlı dokunuşu olan etkinliğin toplumsal fayda boyutunun ayrıca hesaplanması yerinde olacaktır. Kendi başına milyonlarca kamu kaynağını harcayıp da, daha az sayıda katılımla toplantı yapılmasından çok daha güçlü katkıyı az harcama yaparak gerçekleştirmek çok önemli olacaktır.

Kamu kaynağının israf edilmemesi bizim birinci önceliğimizdir. Daha za harcama ile daha çok toplumsal fayda temini esas olandır.

Sonuç olarak, İKSAD’ın yöneticisi arkadaşların sloganıyla yazımı sonlandırmak istiyorum: “Paylaşarak büyüyoruz, büyüyerek paylaşıyoruz. Ne mutlu bize!”

 

 

 Toplam 543 defa okunmuştur  Yazdır Yazar Girişi Paylaş:
Yorumunuz
Adınız Soyadınız:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. IP adresiniz güvenliğiniz için kayıt edilmektedir.
Yazarlarımız


KAYBEDEN BEN DEĞİLİM

REMZİ HAYTA
  REMZİ HAYTA
  Prof. Dr. MUSTAFA TALAS
  NURETTİN KONAKLI
  CUMALİ DUMAN
  AYŞEGÜL ÇOŞKUN
  ENVER KALAYCIOĞLU
  Arş. Gör. MURAT BUĞRA TAHTALI
  NAZAN ÖĞÜT TEKİN

Anket

Aktif Anket Bulunamadı
Gazeteler
Hiç Röportaj Yok

Röportajlar
Benler cilt kanserinin habercisi demek

Çok Okunanlar
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dağ, partilerinde ekim ayında başlayacak kongre süreciyle beraber t
Ak Parti'de Kongre Süreci Başl
Turgut Özal Üniversitesi Ufkun
Başkan Gürkan, Doğanyol ilçesi
''Yeşilyurt’umuz Günden Güne B
''11 Milyon Fidan Dikim Etkinl
Tiyatro Emek Ödülü Konakçı’ya
Muhtar Dernek Başkanlarından V
Ahi Heyeti Vali Baruş’u Ziyare
Şehit ve Gazi Derneklerinden V
Gürkan: Malatya Türkiye’ye Rol
Flaş Haber - Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2011
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.