19 Kasim 2018 Pazartesi

Akçadağ’da Ali Kazgan Adı Ağır Basıyor Mevlid Kandili Mesajları Vali Baruş, ''Sabah Namazı Gençlik Buluşması'' Programına Katıldı AK Parti'de 'Sahte Sonuç' Doĺaşımda! Fendoğlu Malatya’da Esnaflarla Buluştu Yarın Mevlit Kandili AK Parti'de 'Gönüller Hoş Olsun' Yoklaması! Keskin: ''STK Başkanlarının Önüne Set Çekiliyor'' Şefik Şengün: ''Sen En İyisini Bilirsin Malatya'' Kaotik Kahramanların Beyhude Çabaları!

Prof. Dr. MUSTAFA TALAS
Sosyolog - Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi

 

Ekmeksizlik Anlayışı Üzerine Düşünceler

7.9.2018  

Ekmeksiz tabiri bana hep ilginç gelmiştir. Özellikle, Orta Anadolu Bölgesinde çok yaygın olarak kullanılan bir deyim olarak karşımıza çıkmaktadır.

İlk duyduğumda aslında pek de anlamamıştım. Sonra zaman zaman konudan, zaman zaman da hikayelerden anlamaya başladım. Nihayet ekmeksiz deyiminin anlamının vefasız, kadir kıymet bilmez, kendine yapılan iyilikleri çabuk unutan insan olduğunu öğrenmiş olduk.

Bu anlamı kaptıktan sonra, etrafımıza bakındığımızda, bu tabire uygun o kadar çok insan ile karşılaştığımızı gördük ki, anlatılmamayacak kadar etkili bir tablonun mevcut olduğu açıktır.

Ekmeksiz ile eş anlamlı olan vefasız kavramı daha anlaşılır ve hikayelerde daha fazla kendine yer bulan tarzdadır. Vefasız insanlara vefasızlıklarını hatırlatan bir önemli söz artık nüktedan tarzdan çıktı ve günlük hayatta kendine yer buldu. O söz de; “vefa sadece İstanbul’da bir semt adı değildir” sözüdür. Bu sözü bu ekmeksiz tabirinden çok önceleri duymuştum.

İnsanlar eskiden çocuklarını eğitirken, yetiştirirken şöyle tenbihlemelerde bulunurlardı: “Arkadaşını satma, vefasızlık yapma. Ne olursa olsun, senin elinden tutanın sana yaptığı iyiliği unutma”, “seni taşla taşlayanı, sen ekmeğinle taşla”, “birine iyilik yaptığında onu unut, sürekli onun başına yaptığın iyiliği kalkma”, “nerede duracağını bil, iyi varken gidip kötünün yanında durmayı seçme” vs. gibi.

Elbette yukarıdaki örneklerin daha fazlası da vardır. Bir çırpıda akla gelenleri bunlar da ondan bunları söyledim.

Şimdilerde insanların çocuklarına telkinleri yukarıdakilerden çok farklı bir hal almaya başlamış görünmektedir. İnsanlar artık çocuklarına başka türlü telkinlerde bulunmaktadır. O telkinler de şunlardır: “Elalemi boşver, dünyayı sen mi kurtaracaksın?”, “kendi işini çıkarmaya bak”, “herkesin işine karışma”, “her şeyi görme”, “olay mahallinden hemen uzaklaş”, “beleş buldun mu giriş, kavga gördün mü sıvış”, “amaca ulaşmak için her yol mübahtır”, “bana sokmayan yılan bin yaşasın” vs.

Tablo yukarıdan aşağıya böyle değişince, insanlar da vefasız ya da ekmeksiz olarak yetişiyor. Kadir kıymet bilen insan sayısı azalıyor. Hatta dahası insanların kahır ekseriyeti kendilerine iyilik yapanları değil, kötülük yapanları daha fazla çıkar temin etmek adına tercih eder oluyor. Yeni nesil böyle bir sosyal atmosferde yetişince, bencil-çıkarcı-hedonist-doyumsuz ve paylaşımcılıktan uzak yetişmektedir.

Yozlaşan değerlerin etkisiyle, bireyler tükettikleri ölçüde adam sayılacaklarını düşündükleri için, bir şeylere sahip olmayla insan sayılacakları güdüsünü beneimsemektedirler. Daha net bir ifadeyle alım gücüne göre adam sayılma olgusundan dolayı, insanlar göstere göstere aldıkları nesnelerin kölesi olmaktadırlar. Kimi bir evin, kimi bir arabanın, kimi bir dükkanın, kimi bir tarla ya da bahçenin kimi de bunlardan bir çoğunun kölesi olarak yaşamayı benimsiyor. Böyle bir tablo ile başbaşa kalan insanlar da maddeci çocuk yetiştirebiliyor. Sonuçta insan neyi bilirse, onu öğretebilir. Neyle haşır neşir ise, onun etkisinde kalır.

Bu anlatılanların doğal bir sonucu olarak insanlar toplum için faydalı ama zahmetli şeylerden kaçıp kolay elde edilen zararlı alışkanlıklara sarılmaktadır. İbadet yaparken insanlar yine kölesi olduğu nesneleri düşünür olmaktadır. Hangi banka şubesinde ne kadar parası var, kuzuları-koyunları ne alemde, tarlaya yağmur yağdı mı yağmadı mı gibi gaileler kişinin huzurunun da kaynağı oluyor. Adeta kölesi oldukları nesneler ve onları elde etme yöntemleri kişilerin yeni dini ve imanı oluvermektedir.

Amaca ulaşmak için her yol mübahtır diyen bir insan, nasıl ekmeksiz olmasın? Sadece ben önemliyim diye düşünen bir insan, neden toplumun ağır yüklerinin altına girsin? Ben herkesten önemliyim şeklinde hayata bakan bir genç, başka insanların kendisine yaptığı iyilikleri neden unutmasın? Neden vefa kelimesini defterinden silmesin? Neden nesnelerin kölesi olmak varken insanlara bağımlı yaşasın? Neden günübirlik hedefler varken, uzun vadede gerçekleştirilecek olanlar ile ilgilensin? Neden topçu, popçu olup kolaydan para kazanmak varken, uzun emek sarfı gerektiren meslekler için eğitim yolunu seçsin? Neden kanunsuz ve kestirme yıollarla köşe dönmek varken, kanuni ve namuslu olup kaybettiren yaşam yolunu seçsin?

Toplumsal değerlerimiz adeta çürümeye başlamıştır. Bu da toplumsal çözülmenin kaçınılmaz olacağını ortaya koymaktadır. İnsanlarımıza yeniden manevi değerlerini hatırlatacak öğretim sisteminin ilköğretimden hatta okul öncesinden başlayarak tesis edilmesi şarttır. Aksi halde özene bezene yetiştirdiğimiz nesiller elimizden gözlerimizin önünde kayıp gidecektir.

Dünya eğitimi hem iyi meslek mensubu hem de iyi insan yetiştirenlerin egemenliğinde daha güzel olacaktır

 Toplam 503 defa okunmuştur  Yazdır Yazar Girişi Paylaş:
Yorumunuz
Adınız Soyadınız:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. IP adresiniz güvenliğiniz için kayıt edilmektedir.
Yazarlarımız


TOPLUMSAL YAPIMIZ BOZULUYOR

REMZİ HAYTA
  REMZİ HAYTA
  Prof. Dr. MUSTAFA TALAS
  NURETTİN KONAKLI
  CUMALİ DUMAN
  AYŞEGÜL ÇOŞKUN
  ENVER KALAYCIOĞLU
  Arş. Gör. MURAT BUĞRA TAHTALI
  NAZAN ÖĞÜT TEKİN

Anket

Aktif Anket Bulunamadı
Gazeteler
Hiç Röportaj Yok

Röportajlar
Benler cilt kanserinin habercisi demek

Çok Okunanlar
Yerel seçim takvimi iyice daralırken şimdiye kadar en fazla belediye başkan aday adayının bulunduğu
Akçadağ’da Ali Kazgan Adı Ağır
AK Parti'de 'Sahte Sonuç' Do&#
Mevlid Kandili Mesajları
Vali Baruş, ''Sabah Namazı Gen
Fendoğlu Malatya’da Esnaflarla
Şefik Şengün: ''Sen En İyisini
Yarın Mevlit Kandili
AK Parti'de 'Gönüller Hoş Olsu
Keskin: ''STK Başkanlarının Ön
Kaotik Kahramanların Beyhude Ç
Flaş Haber - Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2011
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.