18 Aralik 2018 Salı

Battalgazi’de Kaliteli ve Kesintisiz Enerji Arzı İçin Yatırım Demir Bariyerleri Sökmeye çalışan şahıs yakalandı Aranan 33 Kişi yakalandı Özal Üniversitesi, kayısı konusunda tematik alan çalışması yapacak Ağbaba; Birileri Bakanı Kandırıyor Özdal: Malatya'da CHP İle İttifak Yapmayacağız Ak Parti’de Stratejik Adımlar ve İHSAN KOCA! Vali Aydın Baruş Aslantepe’de İncelemelerde Bulundu Fendoğlu, Kuzey Çevre Yolu ve Hava Alanı Sorununu Dile Getirdi Tarihi Bina, Eski İhtişamlı Günlerine Kavuştu

Prof. Dr. MUSTAFA TALAS
Sosyolog - Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi

 

ÖLMEDEN KIYMET BİLMEK

16.7.2018  

Toplumsal olarak yozlaşmamızın ve kültürel erozyona maruz kalmamızın tipik görüntülerinden biri insanlarımızın ölmeden kıymetini anlamamamızdır.

            İnsanlar, birbirinden kaçmaya başladı. Sanal alemle yetinen varlıklar oluverdik. Gerçek dünyadan bir bir uzaklaşan bir yapı kazanmaya başladık. Facebook, tweeter, instagram, whatsapp gerçek alemimizmiş gibi yaşamaya başladık.

Bir taraftan dünyanın gerçekleriyle tanışık olmak gibi olumlu tarafları olup diğer taraftan da dünyanın gerçeklerinden insanı uzaklaştıran yapıya sahip olması iki yönlü bir durumla karşı karşıya kalmamızı sağlamaktadır.

İnternetin etkisiyle sanal alemde çok fazla dolanan varlıkların çok sayıda sosyal hastalığa maruz kaldığı doğrudur. Bu hastalıkların her biri adeta bir tez konusu gibidir. Yeterince araştırılmamış konulardan olduğunu kabul etmemiz gereken bu durumun sadece bir örneğini “yaşarken kıymet bilmeme hastalığı” oluşturmaktadır. Öyle ki, artık herkes başsağlığını, üzüntüsünü, sevincini, yakınmasını hep sosyal medya aracılığıyla dile getirir bir hal almaya başlamıştır. Çoğunlukla, insanlar, gidip cenaze namazından sonra ölü sahibinin elini bizzat sıkmayı düşünmüyor. Telefon etmeyi de düşünmüyor. Mesajlaşmayı yeterli görüyor.

Çok önemli bir yozlaşma ve dönüşümün göstergesi olarak takdim edilebilecek olan bu durumun toplumsal hücrelerde onulmaz yaralar açtığı muhakkaktır. İnsanların bizzat ziyaret edilip de ahvalinin net anlaşılması gerekir çünkü acıyı kaldırabilecek güce sahip olup olmadığı uzaktan anlaşılamayacaktır. Ancak ve ancak bizzat görüşmeyle ve etkilenilecek fiziksel yakınlaşmayla bu farkındalık söz konusu olabilir.

Hem sanal alemde hem de gerçek dünyada ortak olan bir kültürel doku varsa o da, bizim insanımızın ölmeden önce kıymetinin bilinmiyor olmasıdır. Oysa, insanın yaşayan hali insana daha çok lazımdır. İnsanları ne kadar sevseniz de, ondan ne kadar vazgeçemediğinizi düşünseniz de, ölüp gittiğinde bunların hiç bir önemi kalmıyor. Onu bir daha hiç bir kuvvet geri döndüremiyor. Bu olgunun bile daha çok ölümden sonra farkına varan bir toplumsal yapının ürünleri olduğumuz açıktır.

Özellikle kendisinin birinci dereceden yakınını kaybetmemiş insanların, kaybetmiş olanların ahvalini anlayabildiklerini söyleyemeyiz. İnsanlar ancak birbirine akıl verip nasihat etmekle avunmaktadır. İki gözyaşı ve bir sarılmadan sonra en yakınlar bile hemen unutuvermektedir. Dünyanın yaşanır olması buna bağlı olduğundan mıdır nedir bilmiyorum. Ama bu böyle işte.

Aslında, insanlara hürmet de, hizmet de, iyi tutma da, ilgilenmek de yaşarken gerekli olmaktadır. Yaşayan insanımızın kıymetini bilmediğimizin çeşitli örneklerini verebiliriz: Yaşayan alimin kıymetini bilmiyoruz; ölüsünden medet umuyoruz. İncitiyoruz yaşarken. Yaşayan kardeşin kıymetini bilmiyoruz, ölünce gözyaşı döküyoruz, yaşayan ana-babanın kıymetini bilmiyoruz, onları uzaklara atıyoruz, huzurevlerine terk ediyoruz. Borç içinde yaşatıyoruz. Bıkmıyoruz, kefen parası diye yapmış oldukları birikimlerine el koyuyoruz. Yetmiyor, birinden biri ölsün de maaşına varsa evine konalım diye hesaplar yapıyoruz.

Bunları yapan biz miyiz? Kim? O yaşlılar ki her biri hayatını çocukları ve torunları için heder etmiş ve her zorluğa katlanmış ulu çınar. O insanlar ki dillerinde hiç tekbir düşmeyen, Allah kelamı düşmeyen varlıklar.

Belki de bizler bu vatanda rahat ekmek yiyebilen varlıklarsak, bunda o ağzı dualı insanların payı çok büyük olmaktadır. Kimseyi düşünmüyorsak, kendi geleceğimiz için insanların yaşarken kıymetini bilelim ki, bizim de kapımızı çalan ve evimize gelen birileri olsun.

Acı ama gerçek.     

Saygılarımla

 Toplam 2126 defa okunmuştur  Yazdır Yazar Girişi Paylaş:
Yorumunuz
Adınız Soyadınız:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. IP adresiniz güvenliğiniz için kayıt edilmektedir.

Yorumunuz
Toplam (3) adet yorum yapılmıştır
Mustafa TALAS 18.7.2018 10:50:02
Hepimiz görevimizin bilincinde olarak, yerimizin sorumluluğuyla bir şeyler yapmalıyız. Yoksa kültürümüz elimizden kayıp gidiyor. Teşekkür ederim İzzettin Dönmez Beyefendi
İzzettin Dönmez( Halk şairi) 16.7.2018 22:16:38
Sayın hocam; İlk defa rastladım böyle konuya! Keşke: Hayatın her safhasında topluma saygı, sevgi, yaşama barışı, dengeli Hak dağılımı,Eşitlik, Tüm yaratılanlara (Yaşama Hakkına saygı duymak, muhtaç olanlara insani duygularla yaklaşıp yardımcı olmak) Yaşama hakkı tanımak, Hak ihlâlinden sakınmak, Yasalar çerçevesinde sakin yaşamak VS. Ortak değerleri ölçülü kullanmak! PARAMLA DEĞİL Mİ, İSTEDİĞİMİ YAPARIM ANLAYIŞINI terk etmek gibi. Topluma bir şeyler verebilmeliyiz. Saygılarımla.
İzzettin Dönmez( Halk şairi) 16.7.2018 22:04:18
Kıymetini bilmediklerimiz: özellikle de yakınımızda olanlardır! Baka, baka doyduğumuz, umursamadığımız;(Bana ne faydası dokunur hesabı ile bakarız insanlara.) Hatta selamsız geçtiğimiz, Hele birde biz genç, o da yaşlı ise; Moruk dahi dediğimiz o tecrübeli gün görmüş kişiler; Bizim gibilerin hemen, hemen her sorusuna cevap verecek bilgelikte oldukları halde, hiç yerine koyarız çoğu zaman! (Ağaç devrilince yeri belli olur) o insanları kaybedersek o zaman aklımız başa gelir, ancak hep KEŞKELER YAŞARIZ. saygılarımla.
Yazarlarımız


TOPLUMSAL YAPIMIZ BOZULUYOR

REMZİ HAYTA
  REMZİ HAYTA
  Prof. Dr. MUSTAFA TALAS
  NURETTİN KONAKLI
  CUMALİ DUMAN
  AYŞEGÜL ÇOŞKUN
  ENVER KALAYCIOĞLU
  Arş. Gör. MURAT BUĞRA TAHTALI
  NAZAN ÖĞÜT TEKİN

Anket

Aktif Anket Bulunamadı
Gazeteler
Hiç Röportaj Yok

Röportajlar
Benler cilt kanserinin habercisi demek

Çok Okunanlar
Vatandaşların rahat bir kış geçirmesi için Malatya’nın pek çok noktasındaki çalışmalarını aralıksız
Battalgazi’de Kaliteli ve Kesi
Demir Bariyerleri Sökmeye çalı
Aranan 33 Kişi yakalandı
Özal Üniversitesi, kayısı konu
Ağbaba; Birileri Bakanı Kandır
Özdal: Malatya'da CHP İle İtti
Ak Parti’de Stratejik Adımlar
Vali Aydın Baruş Aslantepe’de
Soner Gökçe: 15 Ocak'ta Projel
Fendoğlu, Kuzey Çevre Yolu ve
Flaş Haber - Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2011
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.