23 Ekim 2017 Pazartesi

CHP’de Celal Berktaş Sesleri Evkur Yeni Malatyaspor-Trabzonspor : 1-0 ''Göç ve Mültecilik'' Semineri Başladı Vali Kaban’dan Şehit Ailelerine Ziyaret Başkan Gürkan, Göller Mahallesi Sakinleri İle Biraraya Geldi Mahalle Muhtarları Şanlıurfa’da Kültür Gezisine Katıldı Vali Kaban, Ilıcak Kur-An Kursu’nda İncelemelerde Bulundu Son dakika… Cam filmine yasak geldi BYEGM’den Medya Mensuplarına ''Göç ve Mültecilik'' Semineri Çobanoğlu Kebap Evinden Aşure İkramı

AYŞEGÜL ÇOŞKUN

 

RAHAT BİR NEFES ALDIK

11.7.2017  

Kıymetli flaş haber okuyucuları, bu yazımı; Cenevre’de yapılan Kıbrıs müzakerelerine ayırdım.

     Bu müzakerelere geçmeden önce, Kıbrıs’ta bir müzakere sürecinin başlatılması, bunun nedeni, buna hem KKTC’nin hem Türkiye’nin ihtiyacı var mı idi bunlar üzerinde konuşmak lazım.

     Rumların ve Yunanlıların 1963, 1967 ve 1974 yıllarındaki Kıbrıs Türk halkı üzerindeki baskıları ve kanlı eylemleri; Türkiye devleti tarafından 1974’de yapılan ‘’Kıbrıs Barış Harekâtı’’ ile sonlandırılmış, adada iki devletli bir oluşum sağlanmıştır. Kıbrıslı Türklerin rahat yaşamaları sağlanarak yeni bir statü oluşturulmuştur.

     Aslında nihai çözüm budur böylede devam etmelidir ama ne Rum tarafı, nede Yunanistan devleti ‘’enosis’’ sevdasından vazgeçmiş değiller. Bu hayalin; askeri yoldan olmayacağın anlayan bu ikili; zaman zaman masa başında oyun kurmaya bu oyunu kurarken de bu emellerine Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni alet etmeye kalkışmışlardır.

     Ancak yanlış hesap Bağdat’tan değil bu sefer Cenevre’de dönmüştür.

     Böyle bir müzakereye ihtiyaç var mı idi; ebetteki hayır! Fakat bu müzakerelere neden ihtiyaç duyuldu; o da bir muamma.

     2015’de KKTC Cumhurbaşkanı olarak seçilen Mustafa Akıncı bu müzakerelerin başlatılmasında önemli bir rol oynamış, 12 Ocakta başlayan ve on gün süren görüşmeler sonuç alınmadan bitmiştir. Neyin ya da nelerin müzakere edileceği hakkında Türk halkı bilgilendirilmemiş âdeta gizlenmiştir. Ancak Kıbrıs Rum kesimi bu maddeleri fütursuzca ve açık bir şekilde yazmıştır;

  1. Türk askerinin adadaki varlığı sona erdiriliyor

     2. Türk toprakları azaltılıyor.

     3. Kıbrıs Türkü’nün güvencesi olan Türkiye cumhuriyetinin garantörlüğü kalkıyor;  garantörlük başka bir statü ile BM ya da NATO’ya veriliyor.

     Böyle bir müzakerede ele alınacak konular eğer bunlar ise söylenecek bir şey yok sanırım.  Kıbrıs’taki topraklarımızın ve soydaşlarımızın kendi ellerimizle yunana tesliminden başka bir şey değildir.

      Oysa Kıbrıs, hem tarihi açıdan zengin bir kültür mirasına sahip, hem stratejik açıdan doğu Akdeniz’de önemli bir üs, hem de ekonomik açıdan zengin petrol ve doğalgaz kaynaklarına sahiptir.

      Bu kadar önemli bir adanın önemini her şeyi bir kenara bıraksak bile doğu Akdeniz’in ve ülkemizin güvenliği açısından iyi görüp iyi değerlendirmemiz gerekmektedir. Kıbrıs politikalarında tavize yer olmamalıdır. Bu maddeler için masaya oturmak bile abesle iştigaldir. Bazılarının dediği gibi Kıbrıs bize yük değil, aksine vatan toprağıdır!

     Neyse ki, 28 Haziran’da İngiltere, Yunanistan, Türkiye ve Rum temsilcilerinin katıldığı konferans sadece beş saat sürmüş Rumlar istediklerini alamayınca masayı terk etmişlerdir.

     Sonuç olarak; 28 Haziran 2017 de yapılan Kıbrıs müzakerelerinde muhatap aslın da Rumlar ve Yunanlılar değil; uluslararası güçlerdir. Bu güçlerin Truva atı olan Yunanlılar ‘’enosis’’ pesindedir. Enosisin önündeki en büyük engel adadaki Türk askerinin varlığı ve Türkiye’nin garantörlüğüdür. Türk tarafının bu iki maddeye kırmızıçizgi koyması Rumları masadan kaldırmıştır. Ancak; bu konferansta müzakere edilmesi düşünülen, akla mantığı uymayan, hiç gereği ve anlamı yokken bu maddelerin gündeme getirilip Cenevre süreci adı altında masaya konulması Rumlar için bir başarıdır. Her ne kadar bu maddeler Türk tarafından reddedilse bile onlar; reddedilen tavizkar maddeleri ceplerine koyup gitmişlerdir. Ve ilk fırsatta tekrar saha süreceklerdir.

     Anlaşılmayan konu ya da benim anlamadığım mevzu ise; adadaki Türk askerinin varlığı ve Türkiye’nin garantörlüğü Rumları Yunanlıları her türü emperyalist güçleri rahatsız eder buna sözüm yok, fakat bu durum bizi niye rahatsız eder anlamadım!

 

 

 Toplam 997 defa okunmuştur  Yazdır Yazar Girişi Paylaş:
Yorumunuz
Adınız Soyadınız:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. IP adresiniz güvenliğiniz için kayıt edilmektedir.
Yazarlarımız


ELEŞTİRİLEL GÖZLE DÜNYAYA BAKMAK İYİDİR İYİ…

REMZİ HAYTA
  REMZİ HAYTA
  VAHAP GÜNER
  Prof. Dr. MUSTAFA TALAS
  ASUMAN SARITAÇ
  FUAT KARAMAN
  NURETTİN KONAKLI
  CUMALİ DUMAN
  BAYRAM AKDEMİR
  AYŞEGÜL ÇOŞKUN
  ENVER KALAYCIOĞLU
  Arş. Gör. MURAT BUĞRA TAHTALI

Anket

Aktif Anket Bulunamadı
Gazeteler
Hiç Röportaj Yok

Röportajlar
Benler cilt kanserinin habercisi demek

Çok Okunanlar
Türkiye genelinde 5 seminerden oluşacak ‘Basın mensupları için göç ve mültecilik konularında bilgi v
''Göç ve Mültecilik'' Semineri
CHP’de Celal Berktaş Sesleri
Evkur Yeni Malatyaspor-Trabzon
Vali Kaban’dan Şehit Ailelerin
Başkan Gürkan, Göller Mahalles
Mahalle Muhtarları Şanlıurfa’d
Vali Kaban, Ilıcak Kur-An Kurs
Son dakika… Cam filmine yasak
BYEGM’den Medya Mensuplarına '
Çobanoğlu Kebap Evinden Aşure
Flaş Haber - Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2011
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.