18 Subat 2018 Pazar

'Afrin’de Görev Yapan Askerlerle Görüntülü Konuştu' Sürgülüler Derneğinden Çiğköfte İkramı HADİ DAYI Allah Herkese böyle arkadaş nasip etsin Bakan Tüfenkci, Atık Arıtma Tesisi Temel Atma Törenine Katıldı 'Terörü hem kırsalda hem şehirde hareket edemez hale getirdik' Saygısız Bir Topluma Dönüşüyoruz (Remzi Hayta Yazdı) Çalık: 'Sınırlarımıza dokunmasınlar, sinirlerimizi oynatmasınlar' Ağbaba’dan MESOB Başkanı Keskin’e ziyaret TUANA Bayan Kuaförü Açıldı
Remzi Hayta yazdı

Bel, diz, eklem ya da kas ağrısı şikayeti olanları hacamat; bacaklarında varis ya da ödem bulunanları ise sülük ile iyileştiriyoruz diyen Turgut Özal Alternatif ve Tamamlayıcı Tıp Merkezi hekimi Doç. Dr. Evren KÖSE, Flaş Haber Editörü Remzi HAYTA’ya sülük ve hacamat tedavisinde ki bilinmeyenleri anlattı.

30.1.2018 23:50:59   

 

Remzi HAYTA: Hocam, Peygamber Efendimizin de tavsiye ettiği Hacamat tedavisi şimdiye kadar merdiven altı denilen yerlerde uygulanıyordu ama artık Tıp Fakültesinde bu hizmet verilmeye başlandı. Öncelikle hacamat nedir, kimlere uygulanan bir tedavi yöntemidir?

Doç. Dr. Evren KÖSE: Kupa uygulaması da dediğimiz Hacamat, özel plastik aparatlarla ciltte vakum oluşturarak kan toplanmasının sağlanması, akabinde bu bölgeye steril jiletler aracılığıyla küçük kesiklerin atılması ve tekrardan aynı bölgenin vakumlanarak  bu alanda biriken kanın boşaltılmasıdır. Eğer tedavi sürecinde kesik olmaz yani kan yoksa ona da kuru kupa uygulaması halk ağzıyla şişe uygulaması diyoruz.

Sağlık Bakanlığı tarafından 2014 yılında çıkarılan önergede Hacamat’ın hangi hastalar için uygulanabileceği tespit edilmiş durumda. Bu kapsamda Hacamatı daha çok bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek isteyen; eklem ya da kas ağrıları çeken ki romatizma olabilir olmayabilir; migren, bel ve diz ağrıları çeken hastalara uygulanabilir. Geçtiğimiz günlerde basına yansıdığı için söylüyorum bir futbol takımı da bel ağrıları için futbolcularına hacamat yaptırmıştı.Bu tür hastalıkların tedavisinde oldukça yararlı olduğu, kişiyi rahatlattığını söyleyebilirim.

Remzi HAYTA: Hocam, biraz önce bahsettiğiniz konularda şikayeti olan her hastaya hacamat yapılabiliyor mu?

Doç. Dr. Evren KÖSE: Her  hastaya hacamat yapılamaz. Kişi eğer kan sulandırıcı ilaçlar içiyorsa, kanser hastasıysa, kan değerleri düşükse , kapanmayan yaraları varsa ya da kan pıhtılaşması problemi varsa bu kişilere hacamat yapılmaz. Hacamattan önce zaten ilgili kliniğin rahatsızlığı ile ilgili tanıyı koymuş olması gerekiyor. Biz bu tanının yanı sıra merkezimize müracaat eden hastalarımıza kan testleri yaparak hem kan ölçümlerine bakıyoruz hem de hepatit gibi kandan bulaşan bulaşıcı hastalıkları var mı yok mu onları inceliyoruz.Tüm bu testlerin ardından hasta hacamata uygunsa tedaviyi uyguluyoruz. Bir de şunu ekleyeyim şeker hastalarının şeker değerleri normalse bir anormallik yoksa hacamat yaptırabilirler.

Remzi HAYTA: Hocam, hacamatın belirli bir günü ya da zamanı var mı?

Doç. Dr. Evren KÖSE: Peygamberimiz tarafından Hacamat’ın hangi günlerde yapılmasına dönük tavsiyeleri var bunları biliyoruz ama hacamat Peygamberimizden önce de Çin ve Hint tıbbında uygulanan bir tedavi yöntemi olduğunu da belirtmek istiyorum. Peygamberimiz Hacamatı Kameri aylarının 17,19 ve 21. Günlerinde yapılmasını; Pazartesi ve Perşembe günlerinde yapılmasını tavsiye etmiş. Bizlerde acil rahatsızlığı olmayan hastalarımıza bu günlerde hacamat yaptırmalarını tavsiye ediyoruz ama belirli bir hastalık nedeniyle merkezimize gelmişse bu günler aranmıyor.

Remzi HAYTA: Hocam, Hacamattan önce ve sonra neler yapılmalı?

Doç. Dr. Evren KÖSE: Hacamattan önce ve sonra bir diyet programına uymak çok önemli. 24 saat öncesinde ve sonrası hayvansal gıdaları tüketmeyeceğiz sadece bal bu kapsamın dışındadır. Yine 24 saat öncesinde ve sonrasında protein değeri yüksek yiyecekler yemeyeceğiz hafif sebze yemekleri ile bu zamanları geçireceğiz. Ayrıca hacamattan sonra ki 24 saatte kişinin duş almasını istemiyoruz evvelinde alırsa rahat eder. Tıbbi bir zorunluluğu yoksa ki varsa zaten hacamat yapılmıyor aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçları da 3 gün öncesinde kesmek gerekiyor.

Remzi HAYTA: Hocam, bir diğer uyguladığınız yöntem ise sülük tedavisi. Bu tedavi yöntemi kimlere uygulanıyor, ne gibi yararları var?

Doç. Dr. Evren KÖSE: Sülük’ün ağzının içerisinde ağrı kesici, kan düzenleyici gibi özellikleri barındıran çok sayıda özel madde var. Bu maddelerden yararlanmak için sülük tedavisi uygulanıyor. Bu tedaviyi kireçlenmeden kaynaklı eklem hastalıklarında, bacaklarında varisi ya da ödemi bulunan hastalarda daha çok uyguluyoruz. Bir de plastik cerrahisinin yapmış olduğu ameliyatların ardından yaranın daha hızlı iyileşmesi için de sülük tedavisine başvurulabiliniyor.Sedef ve egzama gibi cilt hastalıkları ile yüksek tansiyon rahatsızlığı bulunan hastaların tedavisinde de olumlu katkılarının olduğunu görüyoruz.

Sülük tedavisi olmadan önce kişinin herhangi bir parfüm ya da koku kullanmamasını ve tedavi boyunca sülükten korkmamasını istiyoruz çünkü siz ondan korkunca o da sizden çekiniyor ve istenilen sonuç alınamıyor. Tedavi sonrasında bir süre o bölgede kaşıntı, kızarıklık enderde olsa enfeksiyon kapma olabilir ama bunlarda endişe edecek durumlar değil ender görülen enfeksiyon durumlarında da zaten anında antibiyotik tedavisine başlıyoruz.

Remzi HAYTA: Hocam son olarak Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Merkezi ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Doç. Dr. Evren KÖSE: Yaklaşık 4 aydır hasta kabul eden bir merkez konumundayız. Sertifika sahibi hekim sayısı az olduğu ve mevcut olanlarında başka sorumluluk ve görevleri olduğu için tam performansla çalışamıyoruz. Şu ana kadar 200’e yakın hastamızı merkezimizde tedavi ettik. Yakın zamanda bitkisel ilaç ve ozon tedavisi de başlayacak. Bilimsel çalışmalarımız için çok önemli gördüğümüz merkezimizin hekim sayısı arttıkça daha başarılı işlere imza atacağını düşünüyorum. Netice de insanlarımız geçmişten günümüze bu tedavi yöntemlerine başvuruyorlardı ama hijyenik ortamı ve bilgisi tartışılır ellerde. Şimdi tıp merkezi bünyesinde her şeyin steril olduğu bir ortamda, hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının gözetiminde alternatif ve tamamlayıcı tıp yöntemlerinin uygulanıyor olması vatandaşlarımız için olumlu bir durum olarak görüyorum.

 

 

 

     Yazdır Paylaş:
Yorumunuz
Adınız Soyadınız:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. IP adresiniz güvenliğiniz için kayıt edilmektedir.
Yazarlarımız


ELEŞTİRİLEL GÖZLE DÜNYAYA BAKMAK İYİDİR İYİ…

REMZİ HAYTA
  REMZİ HAYTA
  VAHAP GÜNER
  Prof. Dr. MUSTAFA TALAS
  ASUMAN SARITAÇ
  FUAT KARAMAN
  NURETTİN KONAKLI
  CUMALİ DUMAN
  BAYRAM AKDEMİR
  AYŞEGÜL ÇOŞKUN
  ENVER KALAYCIOĞLU
  Arş. Gör. MURAT BUĞRA TAHTALI

Anket

Aktif Anket Bulunamadı
Gazeteler
Hiç Röportaj Yok

Röportajlar
Benler cilt kanserinin habercisi demek

Çok Okunanlar
Bakan Tüfenkci, Zeytin Dalı Harekatı'nda görevli Malatyalı uzman çavuş Hamza Özarslan'ın ve uzman ça
'Afrin’de Görev Yapan Askerler
Sürgülüler Derneğinden Çiğköft
HADİ DAYI
Allah Herkese böyle arkadaş na
Bakan Tüfenkci, Atık Arıtma Te
'Terörü hem kırsalda hem şehir
Saygısız Bir Topluma Dönüşüyor
Çalık: 'Sınırlarımıza dokunmas
Ağbaba’dan MESOB Başkanı Keski
TUANA Bayan Kuaförü Açıldı
Flaş Haber - Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2011
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.