26 Eylul 2017 Salı

Eylül Ayında Ağaçta Yaş Kayısı Merhum Haydar Yıldız Toprağa verildi Malatya Trafiğindeki Kaos Büyüyor(Remzi Hayta Yazdı ) “Yeşilyurt Bilim Şenliği Geleceğe Yapılan Yatırımdır” “Battalgazi Belediyesiyle Uyumlu Ortak Çalışmalar Yapıyoruz” MADEF Yönetimi, Başkan Gürkan’ı Ziyaret Etti Başkan Gürkan, Rektör Prof. Dr. Kızılay’ı Ziyaret Etti Türkiye’nin En Büyük Fotoğraf Makinası Müzesi Açılıyor Büyükşehir Baraj Yolunu Genişletiyor Başkan Gürkan, Hastane caddesi Sakinleri İle Bir araya Geldi
Ölen YEŞİL MALATYA’dır desek çok abartmış olmayız.

Tarihin ilk çağlarından beri su medeniyet kaynağıdır. Çünkü ilk medeniyetler su kaynaklarının bulunduğu yer ya da civarında gelişmiştir.

15.8.2017 06:17:45   

 

Yazının icadı da, kültürün kelime karşılığı olan ekinin ilk elde edildiği yer de hep büyük su kaynaklarının olduğu yerler olmuştur.

Malatya’nın da tarihin önemli sahnelenme alanlarından olduğunu Aslantepe Höyüğü’ne bakarak anlayabilmemiz mümkündür. Fırat’ın kollarının hemen yanı başında olması ve topraklarının bir bölümünden Fırat’ın kendisinin de geçmesi bu konuda temel belirleyici faktör olmuştur dersek, herhalde, yanılmış olmayız.

Malatya’nın yer üstündeki bu önemli su kaynaklarının yanı sıra, çok önemli yeraltı su kaynaklarına da sahip olduğu önemli bir realitedir. Bu kaynakların çokluğu ve çeşitliliğinin önemli göstergelerinden biri de mesire yerlerinin ve soğuksu başı denilen Pınarbaşı alanlarının bolluğudur.

Herhalde suyun çeşitli bir biçimde gösterişli olması, Göller Yöresi’ni aratmayacak çeşitli baraj göllerinin olması hepimizi su kaynakları konusunda zengin olduğumuz fikrine alıştırıyor.

 Kaynakların bolluğu gerçekten bir gerçektir. Ama bir o kadar daha gerçek olan bir başka boyut varsa, o da kaynakların etkin kullanımının olmadığıdır. 

Etkin kullanımı engelleyen temel faktör doğal değil, ama insanidir. Siz baraj yapacaksınız, barajla beraber su tünelleri yapacaksınız. Katrilyonlar harcayacaksınız. Ama nasıl bir planlama mucizesi ise, tünel su seviyesinin üstünde kalacak. Yine siz atıksu arıtma tesisi yapacaksınız, ama bunun entegre bir proje olduğunu reklam edeceksiniz. Neticede bu entegrasyonu kim dağıttıysa, arıtılmış suyu çiftçinin kullanımına sunamayacaksınız. Bir iki motopomp ile sulama kanallarına basmayı tasarlayamayacaksınız. Siz yine inci dizisi gibi barajlar dizeceksiniz, ama bu barajları bitirip, eskitip sulama kanallarını yapamayacaksınız. Yine bu barajlardan yanı başındaki köyler sulama için istifadede bulunamayacak. Eskimiş ve çok su kaybeden barajlarınıza yeni çözümler üretemeyeceksiniz. Bütün bunlar insana kaynaklı problemlerdir.

Ayrı bir gerçek de şudur ki, yeraltı kaynakları farklı yerlerde vardır ama yağış yoksunluğu her geçen gün bunların kapasitesini azaltıyor. Bu  gerçeğe göre, yeni depolama teknikleri geliştirerek su sıkıntısının önüne geçilebilir. Yani suyun bol olduğu dönemlerde kapalı depolarda su biriktirip, bu suları kıtlıklarda kullanmayı düşünmemiz gerekmektedir. Ama yapmıyoruz.

Bir başka mesele de sulama kanallarının açıktan akarak, çok büyük miktarda suyun buharlaştırılması olgusudur. Suların korunması için taşınmasının kapalı kanallarda olması olmazsa olmazlar arasındadır. Gölgede sıcaklığın 45 dereceyi bulduğu Malatya’da güneşteki sıcaklığı tahmin etmek çok zor olmasa gerektir.

Caddelerimizde, bulvarlarımızda, kent meydanlarımızda gururla suyumuzun bolluğunu teşhir ediyoruz. Bunlar da aslında çok önemli bir su kaybıdır. Görsellik elbette güzel bir şey ama görsellikten önce lazım gelen şey bağ bahçeyi kurutmayacak kadar suya sahip olmaktır. Kayısı varlığımızın önemli bir kısmını her kurak yılda kaybediyoruz. Bu durum, bir müddet sonra çiftçiyi bezdirip susuz tarıma yöneltecektir. Sonunda da kayısı tarımındaki bilgi birikimi de ölecektir. Ciddiye bir tehdit olarak düşünülmesi gereken su meselesi, sonuçta insanın çözüm getireceği bir meseledir.

Malatya’da sulamanın önemli bir kısmının vahşi sulamayla yapılması da su varlığını tehdit eden bir başka meseledir. Damlama ve Yağmurlama sulama sisteminin özendirilmesi ve kullandırılması durumunda da su kaybında azalma olacaktır. Bunun da bir an önce çeşitli projelerle düzeltilmesinde fayda olacaktır.

Suların kirletilmesi meselesi de temiz su varlığının önemli tehditlerinden biri olarak dikkat çekmektedir. Sulama kanallarında suların akmadığı dönemlerde, bu özensizliğimizin su kaybına ve çevre felaketine yol açtığını görebilmekteyiz. (Kanalizasyon borularının kırılarak açıktan akan lağım sularını hatırlamak bile istemiyorum)

Yağış düzensizliği olan bir bölge olunması nedeniyle, Malatya’da bir diğer önemli sorun yeşil kuşak projelerinin azlığı ve yeşillendirmelerin yetersizliğidir. Uzun vadedeki su sorununu yeşillendirilmiş geniş alanlar da çözebilecektir. Vali Ulvi Saran Dönemi’nde başlatılan ama sonra unutulan Beydağı’nın Yeşillendirilmesi Projesi yeniden hayata geçirilmelidir. 

Uzun lafın kısası, su açısından da bize bir haller oldu. Çırmıhtı, Barguzu, Tecde, Adafı hatta Kernek Orduzu, Aşağı Şeher denilen muhitlerin evlerinin önünden geçen harıklar ve bu harıklar ile sulanan bahçeler artık hatıralarda kaldı. Hatta biraz zaman geçerse, bu hatıralara sahip olanların da tamamı ölecek. Aslında ölen bu bağ ve bahçeler değil, ölen YEŞİL MALATYA’dır desek çok abartmış olmayız.

Bir defa olsun düşünün evinizin önünde veya bahçenizin içinde güvenerek içebileceğiniz temizlikte su aktığını…. Suyun geçtiği yerin serin, yeşil ve insanların da suyu kirletmeyecek kadar temiz olduğunu…Tabii ki hayali bile ömre bedel.

Sularımızı koruyalım, kirletmeyelim. Doğamız kendiliğinden kurtulur.

Saygılarımla

 

     Yazdır Paylaş:
Yorumunuz
Adınız Soyadınız:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. IP adresiniz güvenliğiniz için kayıt edilmektedir.

Yorumunuz
Toplam (3) adet yorum yapılmıştır
israfil çatalkaya 15.8.2017 09:33:59
En güzel bahaneyi kim üretir ?
süleyman mühüroğlu 15.8.2017 09:18:24
suyumuzu bitirdiler süratle yeraltındaki sularımıza yöneldiler malatyayı yıllarca problemsiz idare eden suyumuz kentleşmeye kurban edildi suyu besleyen toplayan yeşil yok olunca suda bitti şimdi aman suyu idareli kullanalım diye söylem geliştiriyorlar sen arıtmadan çıkan suyu çiftçiye ver kanalları zamanında yap bol yeşil üret bak o zaman su nasıl yetiyor devamlı rant oluşturacağına yol yap park yeri üret yeşil alanları koru ve çoğalt trafiği süratle şehir içinden dışına aktar rahatlat şehir içinde toplu ulaşım ve bisiklet yürüyüş yolları yap geniş caddeler olustur meydanlar yap
süleyman mühüroğlu 15.8.2017 09:11:26
hocamızın yazılarını büyük bir zevkle okuyor ve faydalanıyoruz gerçekten konuya hakim ve akılcı çözümler gösteriyor bu nedenle bilim insanı kaynağı olarak yaralanılması düşüncelerine baş vurulması gerekli kişi diyorum.malatya yol ve su fakiri bir il konumuna getirildi malesef medeniyetin olmazsa olmazı planlı projeli büyüyen yol trafik alt yapı sorunu olamayan il olmasıdır ama malatya bir türlü bu vizyona sahip kişilerce bir türlü yönetilemedi belediyeciliği çicek ve böcek keza onu bile doğru dürüst yapamıyorlar olarak gören kişiler ilimizin kaynaklarını hoyratca yok ettiler yeşil yok oldu
Yazarlarımız


Üç Mevlit’i ve Verilen Yemek

REMZİ HAYTA
  REMZİ HAYTA
  VAHAP GÜNER
  Prof. Dr. MUSTAFA TALAS
  ASUMAN SARITAÇ
  FUAT KARAMAN
  NURETTİN KONAKLI
  CUMALİ DUMAN
  BAYRAM AKDEMİR
  AYŞEGÜL ÇOŞKUN
  ENVER KALAYCIOĞLU
  Arş. Gör. MURAT BUĞRA TAHTALI

Anket

Aktif Anket Bulunamadı
Gazeteler
Hiç Röportaj Yok

Röportajlar
Benler cilt kanserinin habercisi demek

Çok Okunanlar
Ankara Malatyalılar Dernek Başkanı Battal Yıldız’ın Muhterem babası Merhum Haydar Yıldız toprağa ver
Merhum Haydar Yıldız Toprağa
Eylül Ayında Ağaçta Yaş Kayısı
Merhum Haydar Yıldız Toprağa
Malatya Trafiğindeki Kaos Büyü
“Yeşilyurt Bilim Şenliği Gelec
“Battalgazi Belediyesiyle Uyum
MADEF Yönetimi, Başkan Gürkan’
Başkan Gürkan, Rektör Prof. Dr
Türkiye’nin En Büyük Fotoğraf
Büyükşehir Baraj Yolunu Genişl
Flaş Haber - Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2011
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.